Sözlükte "sıkışmak" ne demek?

1. Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak; zor bir durumda kalmak.
2. Basınçla iki şey arasında kalmak; sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak.
3. Dar bir yere zorla sığmak ya da sığdırılmak; doğal ihtiyacını gidermek zorunluğunu duymaksıkışmak

Cümle içinde kullanımı

Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı.
- M. Ş. Esendal

Sıkışmak kelimesinin ingilizcesi

v. jam, jam in, be stuck, tighten, be pressed for, be pinched, be taken short, be pushed, catch, be cramped for space, be pinched for time, squeeze

İlgili olabilecek başlıklar

Sıkışma nedir?
Sıkışmaz nedir?

--Reklam--